GÜNCEL
Giriş Tarihi : 24-08-2021 15:10   Güncelleme : 24-08-2021 15:10

Büyükşehir Belediyesi’nden ‘Sivrisinek’ konferansı

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ‘Tehlike kapımızda Aedes sivrisinekleri’ konulu konferansta sivrisinekle mücadelene yapılan çalışmalara değinildi.

Büyükşehir Belediyesi’nden ‘Sivrisinek’ konferansı

Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından ‘Tehlike kapımızda Aedes sivrisinekleri’ konulu konferans düzenlendi. Şehit Ömer Halisdemir Çok Amaçlı Salon’da gerçekleştirilen konferansa Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şenol Yıldız, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Ali Tulumen, öğretim üyeleri, halk sağlığı uzmanları, belediyelerin ilgili birimlerinin görevlileri, muhtarlar ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı. 


Konferansın açılış bölümünde konuşma yapan Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şenol Yıldız, “Umarım konferansımızın sonunda sonuç bildirgesi olarak hakikaten sahaya yansıtabileceğimiz çok etkili bir karar ya da karalar manzumesi elde etmiş oluruz. Bütün mücadelemiz sonuçta bir plan çerçevesinde yapılmak zorunda” dedi.

Belediyelerin daha çok imar, su, atık gibi kendilerine yasa ile tariflenmiş alanların etrafında döndüğünü kaydeden Yıldız, “Sinekle mücadele veya uçkunla mücadele bunları da nispeten tali konular gibi şekillendirir yönetirler. Ama şehirlerin tıpkı atık yönetim planı, imar master planı gibi uçkunla mücadele planının da olması gerekiyor. Bizim Samsun’da da hedefimiz inşallah bu tarafa doğru. Şu ana kadar belli bir seviyeye kat ettik. En azından noktasal, yaygın ve lavra mücadele alanları bunların ilçe bazlı bütün tespitlerini arkadaşlarımız yapmış durumda. Bundan sonra da bunun üzerine bir master plan kurgusu yapıyor olacağız” ifadelerini kullandı.

“Tarihi serüvende hayvanlarla insanların ortak kesitte buluştukları ve mücadelelerini devam ettirdikleri çok fazla istikamet var” diyerek konuşmasını sürdüren Genel Sekreter Yardımcısı Şenol Yıldız, şöyle devam etti:

“Atalarımızın yaşam alanlarına baktığımızda çoğu defa böyle çamurların, balçıkların, bataklıkların sulak alanların çok olduğu yere değil de biraz daha dağlara tepelere kaçıp yerleştiklerini görüyoruz. İlerleyen süreçte modern çağla beraber bizler pek çok alanı kendimize yaşam alanı olarak seçtik. Hayvanları da oralardan bir miktar kovaladık. Tabi onlarda çok vazgeçecekmiş gibi gözükmüyor. Sivrisinekler ya da uçkunlar öyle kolay vazgeçecek gibi gözükmüyor. Tür ve şekil değiştiriyor, mücadele azmini sürekli artırıyor, ilaçlara direnç kazanıyor. Bizde sürekli ilaç değiştiriyoruz, kimyasal mücadele, dumanla mücadele, biyolojik mücadele gibi pek çok alana kaçıyoruz.”

İklimin değiştiğinin beraberinde başka bir zorluk getirdiğini söyleyen Yıldız, “Aşırı yağışlar sizin lavra için ektiğiniz bütün ilaçları bir anda götürüyor. Hemen ertesi gün sıfırdan başlıyorsunuz. Hayvan yetenek olarak çok güçlü çok hızlı ürüyor” diye konuştu.

Ardından katılımcılara sunum yapan Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Ali Tulumen, “Hem iklim değişikliğinin etkilerini, kentleşmenin beraberinde getirdiği sorunların etkilerini yaşadığımız bir kentte bulunuyoruz. Özellikle Yeşilırmak ve Kızılırmak Havzası, sulak alanların bol olduğu ve tarım şehri Samsun’da bu mücadeleyi vermek ciddi bir emek ve ciddi bir performans istiyor. Sulak alanlarda, su birikintileri, fosseptik çukurları gibi haşerelerin biriktiği ortamlarda ki bu kış aylarında yaklaşık 17 bin noktaya denk geliyor. Bu noktalarda mücadele çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Çalışmalarımızda biyolojik ilaçların yanında, Dünya Sağlık Örgütü’nün onay vermiş olduğu kimyasalları da kullanarak yürütmeye çalışıyoruz” dedi.

Büyükşehir Belediyesi bünyesinde 17 araç 54 kişiyle bu mücadeleyi verdiklerini ifade eden Tulumen şöyle devam etti:

“Araçlarımızda 15 adet ilaçlama makinalarımızla beraber uyguluyoruz. Lavra ile mücadelede bakıldığında ocak, şubat, mart aylarında toplamda 17 bin noktada temmuz, ağustos aylarına geldiğimizde 70 bin, 90 bin noktada bu mücadeleyi veriyoruz. Bu çok ciddi bir artış. Bu taleplerin artmasına bağlı olarak da kendi bünyemizde araç, personel ve ekipman sayımızı artırmaya çalışıyoruz. 4 tane ilçede ekiplerimizle nüfusun yüzde 98’ine tekabül eden bir kısmı da bu mücadeleyi veriyoruz. Diğer ilçelerde ise bu kimyasal ilaçları destek şeklinde yürütüyoruz.” 

‘Kemikleriniz kırılıyormuş gibi hissediyorsunuz’

Konferansın ilk oturumuna ise Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü, Zooloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Muhammet Mustafa Akıner, konuşmacı olarak katıldı. İstilacı Aedes türlerinin yaydığı bulaşıcı hastalıklar ile halk sağlığı ve turizme etkilerini anlatan Doç.Dr. Akıner, “Bu türlerle dünyada şu anda mücadele eden pek çok ülke ciddi paralar harcıyor. Yıllık harcadığı tutar sadece bu türlerle mücadelesi için Fransa’nın 9 milyar Euro, İtalya’nın 11 milyar Euro. Eğer bunları yapmazlarsa kendi ülkelerinde otonom hale gelmiş hastalıklarla baş etmeleri mümkün değil. Bunu da harcamaya devam etmek zorundalar. Türkiye’de 65 tane sivrisinek türü var. Bunlardan sadece 2 tanesi istilacı tür olarak kabul ediyor. Türkiye bu 63 türle 1900’lerden beri mücadele ediliyor. Bir sivrisinek bir defa yumurta bıraktığı zaman ortalama 200 civarında yumurta bırakabiliyor. Bu sivrisineğin 3 defa ortalama yumurta bırakabilme potansiyeli olduğunu düşündüğümüzde bir sivrisinekle muhatapken eğer kan emer ve yumurtlarsa şu anki iklim koşullarında yaz aylarında 10 gün sonra 600 tane sivrisinekle karşı karşıyasınız” diye konuştu.