CHP'de bugün yaşanan bölünmeyi ve yeni parti sürecini aylar öncesinden öngören Samsun Kent Haber'in 30 Mayıs 2025 tarihli siyasi analizi, gelinen noktada doğrulanmış oldu. O gün "CHP parçalanmaya gidiyor" değerlendirmesinde bulunan Samsun Kent Haber, bugün yaşanan gelişmeleri önceden işaret etmişti.
Siyasette analiz yapmak herkesin harcı değildir. Gündemi takip etmekle, gelişmeleri doğru okuyup geleceğe ilişkin öngörüde bulunmak arasında ciddi bir fark vardır. Bu nedenle yıllardır siyasetin içinde bulunan, yerel dinamikleri yakından takip eden gazetecilerin ve siyasi analiz yapan isimlerin değerlendirmelerinin de dikkate alınması gerektiğine inanıyorum.
Bugün televizyon ekranlarında çoğu zaman aynı yorumcuların benzer değerlendirmelerini izliyoruz. Farklı bakış açılarına yeterince yer verilmemesi, izleyici nezdinde de bir süre sonra tekdüzeliğe ve bıkkınlığa yol açıyor. Oysa Anadolu'da görev yapan, sahayı bilen, yerel siyasetin nabzını tutan gazetecilerin analizleri de en az ulusal ekranlarda konuşan isimler kadar kıymetlidir. Yerelden gelen doğru analizlerin, ulusal medyada daha fazla karşılık bulması gerektiğini düşünüyorum.
Bu vesileyle, yaptığı siyasi analizle aylar öncesinden bugün yaşanan süreci öngören Samsun Kent Haber Genel Yayın Yönetmeni Haydar Öztürk'ü de tebrik ediyorum. Gazetecilik sadece haberi aktarmak değil, doğru analizlerle geleceği okuyabilmek ve kamuoyuna farklı bir perspektif sunabilmektir. Bu örnek de bunun en somut göstergelerinden biri oldu.
İşte o yazı...
"Samsun CHP'de de yaşandı bunlar! Akçeli işler ve büyük parçalanmaya doğru
CHP'de seçim süreçlerinde 'ön seçim' diye bağıran, çağıranlar ortaya çıkıyorsa bilinki akçeli işler dönecek demektir! Samsun'da da yaşandı bunlar, bilen biliyor! CHP'de büyük parçalanmaya doğru...
Samsun CHP'de de yaşandı bunlar! CHP'den vekil adayı olabilmek için üyelere para saçmışlardı! 'Oy satın almaya' demokrasi diyorlar! Delege ağalarının ise en sevdiği süreçtir! 'Ön seçimi' işte bu yüzden istiyorlar!
CHP'de Kemal Kılıçdaroğlu'nun Genel Başkanlık seçimini kaybetmesi sonrası gündeme gelen şaibeli kurultay iddiaları gündemi sarsarken, Samsun'da da CHP'nin vekillik veya belediye başkan adayı belirleme süreçlerinde adayı parti üyelerinin belirlemesi olarak, adlandırılan ön seçimler yada eğilim yoklaması süreçlerinde dönen fırıldakları bilmeyen yok.
CHP eski Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun nasıl genel başkanlık koltuğundan indirildiği ile ilgili itirafçıların beyanatları yaygın medyada yer alıyor. Bunun son örneğini gazeteci Barış Yarkadaş TGRT ekranlarında yayınlanan Taksim Meydanı programında, itirafçıların kendisine aktardıklarını anlatarak gözler önüne serdi.
Yarkadaş, savcılıkta ifade veren Erzurum delegesi Yusuf Gögerkaya'nın itiraflarında "Erzurum il başkanı bizi pavyona götürdü. İl başkanı beni dışarı çağırdı, 'Bize 4 imza daha lazım' dedi. Çıkarttı bize pavyonun önünde bazılarımıza bin dolar bazılarımıza bin 500 dolar verdi. Ben bu parayı aldım cebime koydum. Bu parayı bize verirken kurultay günü Özgür Özel'e oy verin, fotoğraflarını çekin bana yollayın dedi. Kurultay günü seçim kabinine girdik Özel'e oy verdik, fotoğrafını da yolladık." dediğini aktardı.
Kemal Kılıçdaroğlu'nu koltuktan indirmek için 'Pavyona götürülen delegeler, dolar verilen delegeler' iddiası vahimin ötesinde vahimdir. CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'nın şaibeli olduğuna ilişkin iddialarla yargı süreci devam ederken, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen para karşılığı oy kullandırıldığı iddialarına ilişkin soruşturma ile ilgili kararın, 30 Haziran'da çıkması bekleniyor.
Şimdi Samsun'da da CHP'nin hem İl hem İlçe seçimleri ile milletvekili adayı ve belediye başkanı adayının belirlenmesi süreçlerinde ortaya çıkan ve partililerinde, delege ağası olarak nitelediği kişi ve kişiler, ön seçim veya eğilim yoklaması kararı alındığında emin olun bayram ediyor. Samsun CHP'de geçmiş yıllarda milletvekili adaylarının belirlenmesinde ön seçim kararı verildiği döneme ilişkin, ilk iki sırayı paylaşan isimlerin delegeleri kendilerine oy vermeleri için, nasıl ikna ettiklerini Samsun'da partinin tüm kaynakları gayet iyi biliyor!
Kemal Kılıçdaroğlu'nu genel başkanlıktan indirmek için, oyların satın alındığı, delegelerin pavyona götürüldüğü, ellerine dolar üzerinden paralar verildiği itirafları ve haberleri gündeme gelince, Samsun'da CHP'den vekil adayı olabilmek için bir dönem, üyelere para saçanlarda konuşulmaya başlandı. Oy satın almaya demokrasi diyorlar! Delege ağalarının ise en sevdiği süreçtir! 'Ön seçimi' işte bu yüzden istiyorlar! Samsun'da da yaşandı bunlar!
Mesela Samsun CHP'de Kılıçdaroğlu döneminin İl ve İlçe Başkanlarını 'Değişim' adı altında düşürmek için, nelerin yapıldığını bilenler anlatır mı? Ya da Değişim adı altında koltuklara gelen CHP Samsun delegelerinin, 38. Olağan Kurultay ile ilgili gündeme gelen iddialara ilişkin söyleyecekleri bir şeyler olur mu?
Mesela, son yerel seçimde eğilim yoklaması kararını ısrarla talep edenler, CHP'nin İlkadım ve Atakum'da belediye başkan adaylarının nasıl ve hangi şartlarda belirlendiğini, pazarlıklar yapılarak belirlenen kişi için sandıklardan yüksek oy çıkması ile ilgili, partililerinde delege ağası olarak niteledikleri bu kişi ve kişilerin, hangi çalışmaları yaptıklarını anlatabilirler mi?
CHP'de 'Ön Seçim veya 'Eğilim Yoklaması' diye bağırıp çağıranların artık bu süreçleri suistimal etmek, kaz gelecek yerden tavuğu esirgememek gibi niyetlerinin olduğunu bilmeyen yok gibi! Ama bu süreçleri isteyenleri şakşaklayan yada gazlayanlarında, yemekler verilecek, sofralar kurulacak, paralar akacak diye dört gözle beklemeleri de enterasan bir durumdur. Şimdi ortada böyle bir tablo varken gelenler, gidenleri ne Samsun'da ne de Ankara'da işte bu yüzden istemiyor. Onları o yüzden ihraç ediyorlar, o yüzden dışlıyorlar. Hatırlayın, Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkanken, sesi soluğu çıkmayan, Samsun'da CHP'nin bir ilçe başkanı, Kılıçdaroğlu genel başkanlıktan düşürülünce Kılıçdaroğlu için demediğini bırakmamıştı! Başka partileri kişi ve şahıs partisi olarak niteleyenlerin, genel başkanlık koltuğuna oturan kişi ve şahıslara göre kalıp alıp, 'Öldü Kral Yaşasın Yeni Kral' mantığı ile, parti aidiyetini bir kenera atıp şahıs aidiyetini öncelemesi de CHP'de gelinen süreci özetler durumdadır.
Bugün şayet CHP'de biri ve birileri eski Genel Başkanları Kılıçdaroğlu'nu elektrik direğine bağlamakla tehdit edenlere, değişimcilerden ses çıkmıyor, Kılıçdaroğlu'nun son yerel seçimde CHP'nin birinci parti olabilmesi ile ilgili ön açan hamleleri, helalleşmeleri inkar ediliyor ise, nankörlük ediliyor demektir. CHP'de son kurultay iptal edilir veya edilmez, yapılması gerekenin kenetlenmek olduğunu görmeyenler, büyük bir parçalanmayada hazır olsun."